Podera servislerinden biri olan ve dijitalleşme ailesinde yer alan DijiElçi, şirketlere yeni dijital liderler ile yeni ve etkili iletişim katmanları yaratmalarına yardımcı oluyor. Özgün bir metodolojiye ve ağ analizi tekniğine sahip DijiElçi ile şirketinizin yeni dijital liderini bulma ve süreçlere adapte olarak dijital dönüşüm yolculuğunda ilerleme kaydedebilirsiniz. 

 

Dijitalleşme / dijital dönüşüm trendlerinin artması ile birlikte şirketlerin gelişmekte olan yapılarında yeni liderler,  sadece bulundukları takımları değil, aynı zamanda tüm yapıyı olumlu yönde etkilemeleri beklenen insanlar olacak. Bu yeni paradigma değişimi, aynı zamanda insan kaynakları yöneticileri için yeni performans değerlendirme kriterleri anlamına da gelecek. İç iletişimden sorumlu yöneticiler, yeni dijital liderler yani DijiElçiler ile çalışmaya uyumlu olmak durumunda. DijiElçilerin normal iş süreçleri dışında etkin olabilmeleri noktasında topluluk yönetimi kurgusunda desteklenmeleri, özel tasarlanmış eğitimler yoluyla dijital yetkinliklerinin geliştirilerek elde edecekleri kazanımlarını tüm şirkete yayabilmeleri, uygulamanın anahtar bir değişkenidir. 

 

DijiElçi uygulaması ile ilgili olarak çalıştığımız danışmanımız Dr. Umut Çetinkaya sorularımızı yanıtladı. 

 

DijiElçi’nin uygulama alanı ve metodolojisi nasıl şekillendi?

 

Belki bu soruya cevap vermek için dijitalleşme kelimesinin neden herkesin diline pelesenk olduğuna kısaca bakmak faydalı olabilir. Örneğin elektriğin, buhar makinesinin, otomobilin, plastiğin, vs. kullanımını düşünün. İlk ortaya çıktıklarında birileri için anlam ifade ederken zamanla hemen hemen tüm toplumların vazgeçilmezi oldular ve sosyo-ekonomik yapıyı oldukça temelden etkilediler.

Günümüzde ise yarı iletkenler, kişisel bilgisayarlar, internet derken dijitalleşme diye bir kavram çıktı ve aynı önceki değişimler gibi hayatın merkezine oturmaya başladı. Özellikle pandemi sürecinde bu kavramı günde belki 10 sefer duyar olduk. Oysa ki dijitalleşme bir anda ortaya çıkan bir kavram değil ama pandemi herkese ezberletti bu kelimeyi. Dijitalleşme, Endüstri 4.0 ya da nasıl isimlendirirseniz isimlendirin, tüm sektörler gittikçe artan bir oranda değişimden etkileniyorlar; tarım, lojistik, sanayi, eğitim, sağlık, eğlence, vs. dahil tümü.

Gerçek olan bir şey varsa, o da yaşanan dijital dönüşüme uyum gösterebilen firmaların hayattakalacağı, Schumpeter’in “yaratıcı yıkım” diye açıkladığı kavram. Tabi ki firmaların bu dönüşümü kendiliğinden olmayacak. Bu dönüşüme yönetimden olsun çalışanlardan olsun birileri öncülük edecek. İşte biz o birilerini sosyal ağ analizi (SNA) yöntemiyle tespit edebilir ve süreci hızlandırabiliriz.

Sosyal ağ analizini ben herkes rahat anlasın diye hep sosyal medyayı (Twitter, Facebook, Instagram, vs.) kullanarak açıklıyorum; ama esasında SNA, insanlar arası ilişkilerden, firmalar arası ilişkilere kadar networkün olduğu her alanda analiz yapmamızı sağlayan bir yöntem. Örneğin benim Twitter hesabım bir düğüm olsun. Sizinki de başka bir düğüm. Eğer ben sizi takip ediyorsam ya da siz beni takip ediyorsanız veya karşılıklı takipleşiyorsak, aramızda bir bağ vardır demektir. Başka bir örnek verelim, bir işyerinde varsayalım 1000 çalışan var. Bunların her biri bir düğüm. Bu kişiler toplantı yapıyorlar, sohbet ediyorlar, e-posta gönderiyorlar ve bunun gibi faaliyetlerde bulunuyorlar. İşte bunların her biri de birer bağ oluyor. Diyelim ben size bir e-posta gönderdim, siz 3 kişiye gönderdiniz, onlar da diğerlerine gönderdi vs. ve bu şekilde, bu e-postayı alanlar arasında ortaya bir network çıktı. Bu e-postayı almayanlar ise networkun dışında kalıyor ve dolayısıyla konudan haberdar olamıyorlar. Eğer e-postayı 50 kişiye gönderseydim, onlar da toplam 700 kişiye gönderseydi, etki çok daha hızlı olacaktı. Dikkat ederseniz benim sahip olduğum bağ sayısı bir anda hikayeyi değiştirdi. İşte biz SNA yöntemini kullanarak bu networkün şeklini, önemli düğümlerini, eksik bağlarını, vs. tespit ediyoruz.

Şirketler neden dijital elçilere ihtiyaç duymalı

Biraz önce dediğim gibi şirketlerde dönüşüme liderlik edecek kişilere ihtiyaç var. Değişim bir anda kendiliğinden olmuyor. Size bir örnek vereyim. Eskiden şöyle bir söz vardı: Bir kurumda çaycıyı ya da yardımcı görevliyi tanırsan işlerin çabuk hallolur derlerdi. Niye? Bu insanlar diğerlerinden daha mı farklı? Hayır! Sadece çok fazla insanı tanıyorlar (yani bağlantıları vardır), çok şey duyuyorlar, görüyorlar, vs. Peki bir şirkette dijital dönüşüme liderlik edecek çaycı ya da yardımcı görevli midir? Patron mu, genel müdür mü, başmühendis mi, yoksa muhasebeci mi ya da pazarlamacı mıdır dijital dönüme liderlik edecek elçiler? Yani kısaca hangi insanlardır (düğümledir) diğer insanlarla bağlantıda olan, köprü görevi gören, onları etkileyen? Bu insanlar çok önemli çünkü herhangi bir sektördeki şirketin dönüşümünde rol oynayacak şirket çalışanları, diğer insanları çok daha kolay ikna eder, onlara yol gösterir. Kısacası şirketin A noktasından B noktasına en verimli olacak şekilde dönüşümünü sağlamada bu kişiler önemli bir rol üstlenir. Peki şirket neden rahatını bozup A noktasından B noktasına gelmek ister? Çok basit: rekabet gücünü korumak veya arttırmak için.

Dijital Elçiler ne kadar süreliğine belirlenmeli? 

Bence bu sorunun şirketin dijitalleşmekten ne anladığıyla ve bu süreçte dijital elçilerin kapasiteleri ile alakalı. Belki şirket çalışanların dijital okur-yazar olmasını istiyor, belki kağıt-kalemsiz ofis istiyor, belki de tüm süreçlerin büyük veriden yapay zekaya kadar geniş bir skalada dijitalleşmesini istiyor. Bu süreçler farklı zaman aralıklarında gerçekleşebilecek süreçler. Bu yüzden sorunun ilk kısmının birinci ayağı şirketin dijitalleşmeden ne anladığıyla alakalı. Ayrıca dijital elçilerin diğer insanlara belli bir bilgiyi yayabilmesi, onları yönlendirebilmesi vs., hem dijital elçiye (ya da elçilere) hem de dijital elçilerin diğerleriyle ilişkisine bağlı. Ne kastediyorum? Yaşanan değişimin ve sürekli gelişimin elçisi olacak kişinin konu hakkında doğru malumat vermesi, liderlik etmesi vs. için konu hakkında belli bir yetkinliğe sahip olması gerekir. İlla her şeyi mükemmel bilmek zorunda değiller ama konuda bihaber kişiler de olamazlar. Bu işin bir tarafı, diğer tarafı ise kişilerle kurduğu ilişkiler. Bu ilişkiler sağlıklı bir şekilde sürdüğü sürece elçiler işlerini yapmaya devam etmelidirler bence.

Belirlenme ve yenilenme kriterleri ne olmalı?

Bu kişilerin kim olduğunu belirlemek SNA ’nın işi. Burada lütfen biraz önce bahsettiğimiz düğüm ve bağları düşünün. Bu kişileri her biri bir düğüm ve düğümün dijital dönüşüm konusunda belirli yetkinlikleri olmalı. Bu kişileri belirlemek için çalışan değerli insanlar var. Fakat bana göre bir kişi bu konuda allâme-i cihan bile olsa dijital elçi olamayabilir. Çünkü işin bir de bağ tarafı var. Örneğin bir şirketten bahsediyorsak bu kişinin kimse ile arası iyi olmayan bir kişi olduğunu hayal edin. Bu kişi ne bilirse bilsin, onun bildiğinin sadece kendisine ve belki de etrafındaki 1-2 kişiye faydası vardır. Daha az bilen ama birçok kişi ile ilişkisi olan biri, allâme-i cihan olana göre süreci çok daha sağlıklı bir şekilde sürdürebilecektir. Teknik konulara çok girerek okuyanları sıkmak istemem ama bu kişi örneğin influencer olmalı. Yani başkaları tarafından sosyal medya diliyle söylersek takip edilmeli. Bu ne demek? Bu kişiye gelen bağ sayısı, bu kişiden giden bağ sayısına göre daha fazla olmalı. Bu gelen ve giden bağ konusunu insanların kafasında netleştirmek için örneğin şirketin en tepesindeki kişiyi düşünün. Onun gelen bağı çok ama giden bağı azdır. Hiyerarşinin en altındakinin ise giden bağı çok ama gelen bağı azdır. Bir diğer önemli nokta, bu kişilerin diğer insanlarla bağlarının gücüdür. SNA analizi bize güçlü ve zayıf bağlar olduğunu söyler. Güçlü bağlar güvene, tekrarlanan ilişkilere bağlıdır. Var olan bilginin genele yayılmasında ve geliştirilmesinde kritik rol oynar. Zayıf bağlar ise genelde yeni bilginin edinilmesini sağlar. Yani bu kişiler bir taraftan güçlü bağlar ama aynı zamanda zayıf bağlara sahip olmalıdırlar. Kriterler çoğaltılabilir; burada belirleyici olan, şirketin ne yapmak istediğidir.

Yenilenme ise esasında son 2 soruda konuştuklarımızın tamamını kapsayan bir süreç. Yani dijitalleşme ile hedeflenen ve bu kişilerin diğer insanlarla bağlarının etkinliği ile alakalı. Bunlarda yaşanacak aksaklıklar ise değişim zillerinin çaldığını söyler bize.

Podera’dan haberdar olmak için e-bültene abone olun