Dijitalleşme, dijital dönüşüm, dijital iş yeri yeni normal vb. herhalde şu sıralar bu konuları gündemine almayan kurum yok gibidir. Aslında dijital dönüşüm zaten pek çok kurumun ajandasındaydı ancak pandemi süreciyle beraber bu trend çok daha fazla hız kazandı.

 

Dijital dönüşümde başarılı olmak için ise hem gerekli dijital yetkinliklerin kazanılması hem de organizasyon ve kültürün buna uygun olarak dönüştürülmesi gerekiyor.

 

İşin dijital yetkinlikler kısmı görece daha kolay, ya da en azında şöyle söyleyelim: yapılması gerekenler daha net, yeni bir CRM sistemine geçiş, dijital iş yeri araçlarını devreye alma, destek süreçlerin dijitalleştirme vb.

 

Organizasyonu ve kültürü dönüştürmek ise daha uzun, belirsizliklerin daha fazla olduğu, dolayısıyla yönetmenin / yönlendirmenin daha güç olduğu bir yolculuk. Zira kültür değişimini tepeden dayatmayla gerçekleştirmek mümkün değil. [1]

 

Başarılı bir dönüşüm yolculuğu liderlik ve sponsorlukla desteklenen ve aşağıdan yukarı yaygınlaşabilen bir süreç hatta bir hareket olarak kurgulanmalı.

 

  • Peki yüzlerce kişinin çalıştığı büyük kurumlarda bu dönüşümü nereden/ kimden/ nasıl başlatacağız ?
  • Kimler bizim dönüşüm yolculuğumuzun elçisi olabilir ?

 

Gerçekten de bu sorular önemli. Her organizasyonda teknolojiye ve değişime akranlarından daha yatkın yaklaşık %15’lik bir kitle bulunuyor [2]. Kritik eşiği aşıp çalışanlarımızın çoğunluğunu dönüşüm yolculuğuna dahil edebilmek için önce bu kitleye odaklanmak gerekiyor.

 

Yatay düzlemde başlatacağımız dönüşüm hareketi için önemli olan bir diğer kitle de “kanaat önderleri”. Bu kişiler, organizayon içindeki resmi konumlarından ziyade sosyal konumlarından dolayı dönüşüme liderlik edebilecek “gayri resmi liderler” olarak tanımlanabilir. [3]

 

Burada “kanaat önderi ya da gayri resmi lider” kavramını biraz açmaya çalışalım: Bizce organizasyonlar / kurumlar aslında kutucuklardan, şemalardan değil insanlardan ve bu insanların arasındaki etkileşimlerin belirlediği “sosyal ağlardan” oluşuyor. “Kanaat önderleri” ağda bulundukları konumları nedeniyle kurumun geneline etki edebilecek pozisyonda olan kişileri tarif etmek için kullandığımız bir tabir.

 

 

 

Kurumun sosyal ağını belirlemek ve kanaat önderlerini tespit etmek içinse “Sosyal Ağ Analizi” yönetimine ihtiyacımız var.

 

Mevcut iletişim verileri üzerinden (pasif veri toplama) ya da bir anket ile topladığımız (aktif veri toplama) verileri kullanarak (graf / ağ teorisini yardımıyla) yapacağımız “Sosyal Ağ Analizi”,   dönüşüm yolculuğunda bize en çok katkı verebilecek kişileri tespit etmemizi sağlıyor.

 

Geliştirdiğimiz DijiElçi” çözümümüz bu nedenle sosyal ağ analizi temelinde oluşturuldu. Bu çözüm ile firmalara:

 

  • Dijital dönüşüme yatkın
  • Sosyal etkisi yüksek

 

Dijital Dönüşüm elçilerini tespit etme ve kendi sosyal ağlarını anlama olanağı sunuyoruz.

 

Zira “Sosyal ağları anlamazsak, kendimizi ya da içinde yaşadığımız dünyayı tam olarak anlayamayız”[4].

 

 

Hasan Ali Polat

[1] Kaynak: “Changing Company Culture Requires a Movement, Not a Mandate”, Bryan Walker – Sarah A. Soule Harvard Business Review, 2017

[2] Kaynak:”Crossing the Chasm”, Geoffrey Moore, 2014

[3] Kaynak: “The Critical Few – Energize Your Company’s Culture By Chossing What Really Matters”, 2018

[4] Kaynak: “Sosyal Ağların Şaşırtıcı Gücü”, Nicholas A. Christakis – James H. Fowler, 2009

Podera’dan haberdar olmak için e-bültene abone olun